Domainin Siyasetteki Yeri ve Etkisi

Herkese merhabalar,

Domainlerin startup’lar, şirketler, yatırımcılar veya bireyler için öneminden sıkça bahsederiz. Bu hafta ise, siyasette domainin yerine kısaca değinmek istedim.

Her ne kadar siyasette daha çok sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar göz önünde olsa da, domainler de halen önemli bir yer teşkil ediyor, özellikle yurt dışında.

Aşağıda TrumpIsAnIdiot.com domainine girince karşımıza çıkan ekranı görüyoruz:

TrumpIsAnIdiot.com (Donald Trump, Amerikan’ları aptal gibi gösteriyor)

Biraz daha aşağıda ise şu var:

Minimum teklif oranı 5000 USD 🙂

Geçtiğimiz günlerde de aşağıdaki haberle karşılaştım:

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılacak bir sonraki seçimlerde Joe Biden’ın, Donald Trump’ın karşısına başkan adayı olarak çıkması bekleniyor. Joe Biden geçtiğimiz günlerde Latin seçmenlerin oyunu almak için bir kampanya başlatmış ve sloganı “Todos Con Biden” (Herkes Biden İle) olarak belirlemiş. Fakat, bırakın sosyal medya hesaplarını, domaini bile almamış. Bu boşluğu gören Trump ekibi, todosconbiden.com’u alıp şöyle bir ana sayfa ile bizleri karşılıyor :

http://www.todosconbiden.com (Joe, Latin’leri unuttu, Joe sadece konuşuyor)

“Let’s go” linkine tıkladığınızda da, Trump’ın Latin seçmenler için vaatlerini içeren başka bir sayfa karşımıza geliyor.

Örnekler çoğaltılabilir. Örneğin, Avrupa’nın son yıllardaki popüler meselesi Brexit hakkında bir site:

http://www.brexitlies.com (Brexit Yalanları)

Görüldüğü gibi, domainler sadece para, prestij veya müşteri çekmek için değil, seçmen çekmek, yönlendirmek ve benzeri şeyler için de hayli önemli bir yere sahip.

Herkese iyi haftalar dilerim.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!

Domain Yatırımı’nın Tam Zamanı ve Secret Brokerage!

Herkese merhabalar,

Yaz ayları, bayram tatilleri, yeni proje için çalışmalar derken blog yazmayı biraz ihmal ettim.

Başlıktaki konuya girizgah yapmadan önce, kendi projemle ilgili kısa kısa gelişmeleri sizlerle paylaşmak isterim.

Öncelikle tasarım aşamasını bir aylık bir süreçte bitirdik ve bugün itibariyle yazılım aşamasına geçiyoruz. Bir aksilik olmazsa bütün özellikler ile bu ay sonunda çalışmaya başlıyoruz. Projenin ismi Secret Brokerage olacak (Tabiki domaini çok önceden almıştım) 🙂 Web sitesi default olarak İngilizce hizmet verecek ve Türkçe dil seçeneği bulunacak. Üç ana başlık altında hizmet verecek olup, bu başlıklardan birisi de kendi içerisinde 3’e ayrılacak ve burada subscription şeklinde hizmet vereceğiz.

Vereceğimiz bütün hizmetlerde hayli rekabetçi fiyatlar olacak. Vereceğimiz hizmetlerin hemen hemen hepsi, piyasada eksikliği çekilen ve/veya hayli az ve amatör şekilde bulunan hizmetler olacak. Sektöre yeni bir renk getireceğimizi umuyorum. Şimdilik bu kadar “leak” yeterli bence:)

Başlık konumuza gelince…

Özellikle yaz aylarından bu yana gelen ve halen devam eden bir durgunluk mevcut. Bu durgunluğu DNJournal.com’daki haftalık satış raporlarından da görebilirsiniz. Durgunlukla birlikte, yatırımcıları her ay bekleyen büyük yenileme ve operasyon harcamaları mevcut. Dolayısıyla, bir çok domainde aklınıza bile gelmeyen indirimler yapılıyor ve yapılacaktır. Tek kelime domainlerde bile! Örneğin Hallow.com 70K USD’ye, Veggie.com 25K USD’ye satıldı geçtiğimiz günlerde.

Benim her zaman tavsiye ettiğim 2 kelime, İngilizce .com domainlerde de durum benzer. SuperGrow.com 2016 USD’ye, ItalianFoods.com 3468 USD’ye satıldı. Bu rakamlar sadece son 2-3 haftalık DNJournal.com’da yayınlanan satışlardan ve belirli limitleri var. Ek olarak, yayınlanmasına izin verilen satışlar. Buz dağının altı çok daha büyük 🙂 Suya dalmaktan korkmazsanız, çok güzel domainleri, çok uygun fiyatlara bulacağınıza eminim!

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere:)

Ağustos Ayı Gelişmeleri ve Domain Piyasası

Merhabalar,

Herkesin geçmiş Kurban Bayram’ını tebrik ederim. Umarım güzel bir bayram ve tatil geçirmişsinizdir (İçinizde hala tatil yapanlar olduğunu görüyorum 😀 ).

Ağustos ayları domain piyasaları için hareketli olması gereken aylardır. Çünkü esas tatil ayları olan haziran ve temmuz ayları bitmiş, bir çok kişi iş başına dönmüş, yatırımlar başlamış olur.

Bu bilgiler ışığında Ağustos ayı içerisinde açıklanan aşağıdaki satışlar daha anlamlı hale geliyor:

RX.com 1M USD

Message.com 195K USD (Sizce de çok ucuza satılmamış mı?)

BestDeals.com 105K USD

Skim.com 105K USD

Katie.com 100K USD

Sadece 6 hane ve üzeri rakamlar olan satışları yazdım. Aslında liste daha kabarık:)

Satış kalabalığı yanında, sektörde ilginç kelimeler’de oldu. Kariyerine Sedo’da başlayıp, Sex.com’un satışını gerçekleştiren daha sonra DomainAdvisors.com(Şimdiki Igloo.com) ile devam eden ve son 10 senedir Frank Schilling (Uniregistry.com) için çalışan Jeffrey Gabriel, Uniregistry’den ayrıldığını duyurdu. Kendisi ile çok uzun süredir tanışıklığımız ve dostluğumuz var. Sebebini sorduğumda, Çok uzun süredir Cayman Adaları’nda olduğunu ve artık bir değişim zamanı geldiğini, ek olarak ABD’de yaşayan aile ve dostlarını çok özlediğini söyledi. Sektörde kalacağını da ek olarak belirtti.

Bu sırada ben, broker olarak neredeyse her gün bir şekilde iletişim içerisinde olduğum girişimcilerin deneyimlerini neredeyse bire bir yaşıyorum. Yani bu sefer masanın diğer tarafındayım. Detaya girmeden önce söylemeliyim ki, çok önemli ve anlamlı bir deneyim yaşıyorum. Web sitesi yapım sürecinde, ilk elime ulaşan taslağı hiç beğenmedim 🙂 İş modellerimin tamamını, içeriklerini ve fiyatlarını belirledim. Marketing için görüşmelerimi tamamladım. Pek tabi, sürecin her aşamasında, masraflar nasıl kısılır diye 3 kere düşünüyorum 🙂 Eylül ayı sonlarına doğru açılış yapmayı ve açılış yaklaştıkça sizlere duyurmayı planlıyorum.

Herkese iyi hafta sonları dilerim.

Kısa Kısa

Herkese merhabalar.

Bir süredir yaz aylarının getirdiği rehavet ve yaşadığım bir takım değişimlerden dolayı yazı yazamadım. Kariyerimde bir takım önemli değişiklikler oluyor ve bu gelişmeleri sizinle de paylaşmak istedim.

1- Artık Uniregistry’de çalışmıyorum. Gerekli sosyal medya güncellemelerini yakında yapacağım. Kendilerine yaklaşık 4 yıl boyunca bana yaşattıkları güzel deneyim için teşekkür ediyorum, ama her şeyin bir sonu var 🙂

2- Eylül ayının sonuna kadar, hep hayalini kurduğum kendi girişimime başlamayı planlıyorum. Tam olarak netleşmeden tüm detayları vermek istemiyorum, fakat belirli olanlar şu şekilde:

  • Proje İngilizce öncelikli fakat hem İngilizce hem de Türkçe dil ile yayına çıkacağız. Dolayısıyla hem yurt içi hem de yurt dışı hizmet vermeyi planlıyoruz.
  • Proje, satıcılardan ziyade yatırımcılar ve alım yapmak isteyenler için hizmet odaklı.
  • Pojene’nin ismi belirlendi, web sitesi ve diğer tüm hazırlıklarına başlandı.

3- Bu bir kaç aylık sürede, brokerlık hizmetine, devamlı domain satın alan ve benimle çalışmaya devam etmek isteyen müşterimle devam ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir adet satışı bitirdik.

4- DomainGag ‘in geçici bir heves olmaması için Okan Yıldırım ile elimizden geleni yapıyoruz. Bu süreçte kanalımıza abone olmanız bizler için çok önemli. İkinci çekimi bu hafta bitmeden yapıp, önümüzdeki hafta yayına alacağız.

5- Uzun süredir bu kadar boş zamanım olmadığı için, elimden geldiğince yaz aylarının keyfini çıkarıyorum, spor sıklığını iyice arttırdım. Biraz da kendimize yatırım yapalım, değil mi:)

En kısa sürede hem domain sektörü ile ilgili hem de yukarıda belirttiğim projelerle ilgili yazılarım devam edecek. O zamana kadar kendinize iyi bakın.

DomainGag Hakkında

Merhabalar,

Bayram tatili, iş güç, yeni planlar derken bir süredir yazma fırsatı bulamadım. Bugünkü yazım kısa fakat yeni heyecanlı bir gelişme içermekte.

AlanAdlari.com’un kurucusu Okan Yıldırım ile, önümüzdeki haftadan itibaren, belirli aralıklarla DomainGag adında yeni bir program hazırlayacağız. Program, Türkiye ve Dünya’dan sektör haberleri, yeni gelişmeler, yatırım tavsiyeleri, satış ipucuları ve tartışmalar içeren eğlenceli bir formatta 10 ile 20 dakika arasında olacak ve bazen ikimiz bazen de konuklarımızla beraber ilerleyecek.

İlk çekimimizi bu ayın 18’inde yapıp, mümkün olan en kısa sürede yayınlamayı planlıyoruz. Gelişmeler oldukça blog’umdan bilgilendirme yapıyor olacağım.

Unutmadan, DomainGag.com’u da kayıt ettik 🙂

2019 İçin Sektör ve Yatırım Düşüncelerim

Merhabalar.

Bir çoğunuzun bildiği ve takip ettiği üzere, her ne kadar ulusal medyamızda fazla dillendirilmesede, ülkemizde bir kriz durumu mevcut. Bir yandan ülkemizin durumu, bir yandan ticaret savaşları, bir yandan İran’a uygulanan yaptırımlar bir yandan brexit derken, ülkemizin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler ve dünya üzerinde ekonomik bir baskı söz konusu.

Böyle kriz/ekonomik sıkıntıların olduğu süreçlerde, harcamalar kısıldığından dolayı, en çok yatırımlar olumsuz olarak etkileniyor. Özellikle ülkemizde, dolar kurunun yükselmesinden dolayı, domain kayıt etmek bile, çok yüksek meblağlara çıkmış durumda. Bunun yanına yenilemeleri de eklediğinizde, yatırım ve satışlarınızı kontrollü olarak paralel ilerletmek gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yatırımlar kısıldığından dolayı, portföyünüzü sadece Türkçe domainlerle değil, İngilizce .com domainleriyle de zenginleştirmenizi tavsiye ederim. Mevcut koşulları göz önüne alıp, elinizdeki 2. ve 3. kalite Türkçe domainlerinizin fiyatlarını tekrar değerlendirmeniz, sizin için faydalı olacaktır. Eğer gerçekten kalitesiz olan ve “bir gün bir şey yaparım” diye düşündüğünüz, jenerik değeri olmayan domainleriniz varsa, bu domainleri de daha fazla yenilememenizi tavsiye ediyorum.

Domainleriniz için gelen teklifleri, iki kere değerlendirip, gerektiğinde bugün yapacağınız ucuz satışların, aynı anda ucuz alım ve yenilemeler için kaynak olacağını unutmamanızı tavsiye ederim. Pek tabi, ucuzdan kastım, 20.000 USD’lik domain için gelen 100 USD’lik teklif değil 🙂

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Türk Alıcı ve Satıcılarla Olan Tecrübelerim

Merhabalar,

Bir süredir yoğunluktan dolayı yazı yazamadım. Bu yazımda değinmek istediğim konu, başlıktan’da anlaşılacağı üzere domain alırken, satarken ve çoğunlukla aracılık yaparken karşılaştığım Türk müşterilerle ilgili olacak.

NoktaDomains ve özellikle Uniregistry’de, işimin doğallığından kaynaklı, çoğunluğu alıcı kısmında olmak üzere bir çok Türk müşteri ile çalıştım ve çalışıyorum. Sizinde tahmin ettiğiniz fakat bu yazımda belirtmek istediğim gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle satıcı bölümünden başlayalım:

  • Ülkemizde domain yatırımcılığını full time olarak yapan kişi sayısı iki elin parmağından az.
  • Bu işi full time yapanların en önemli özelliği, Türkçe kaliteli domainlerinin yanında, İngilizce ve başka dillerde de domain sahibi olmaları.
  • Full time domain işi yapanların hepsi hem Türkiye hem de Dünya’daki marketplace’lere hakim ve buraları aktif olarak kullanıyor.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların büyük bir bölümü, iki kelime jenerik .com Türkçe domainlere, markalaştırılabilir tek kelime domainlere ve likit domainlere yatırım yapıyor gibi gözüküyor. Bunların yanında, .net ve .co uzantılarana da bir ilgi var.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların kayda değer bir bölümünün özellikle yurt dışındaki marketplace’ler konusunda eksiklikleri var ve çekimserler.
  • Yarı zamanlı’ların küçük bir bölümü ve hobi olarak yapanların büyük bir bölümü domain işini “kolay para kazanma” şansı olarak görüyor. Bu durum, zaten zayıf olan piyasa ve bilgisi çok az olan alıcıları çok olumsuz yönde etkiliyerek kararlarının bile değişmesine yol açabiliyor.

Şimdi de asıl değinmek istediğim alıcılar bölümünde:

  • Maalesef alıcıların bir çoğu, satıcıların kendilerini kazıklamaya çalıştığını düşünüyor. Bir önce yazdığım gözlemim ile burası maalesef, bire bir uyuşuyor.
  • Bunun yanında, alıcıların çok büyük bir çoğunluğu en premium domainin 100, 200, 1000 USD gibi rakamlar ettiğini düşünüyor, bunu savunuyor ve satıcıya sert çıkışlar yapabiliyor. Murat 124 bütçesi ile, Porche galerisine gidip, orada eldeki bütçenin hayli yeterli olduğunu savunmak gibi 🙂
  • Dünya’nın bir çok ülkesinden domain almak isteyen müşterim oldu fakat, saygısızlık konusunda maalesef yurttaşlarımın rakibi çok az.
  • En küçük işletmesinden en büyük holdingine, domainlerin değeri maalesef anlaşılamamış durumda, bunu anlatamamakta maalesef bizlerin hatası çok büyük.
  • Yine özellikle ülkemizde, domain alma tecrübesi çok az olduğu için, ilk fiyatı gördükten sonra teklif bile yapmadan karar değiştiriliyor. Halbüki, domain sektörünün en büyük güzelliklerinden biri de pazarlıktır 🙂

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.