Ağustos Ayı Gelişmeleri ve Domain Piyasası

Merhabalar,

Herkesin geçmiş Kurban Bayram’ını tebrik ederim. Umarım güzel bir bayram ve tatil geçirmişsinizdir (İçinizde hala tatil yapanlar olduğunu görüyorum 😀 ).

Ağustos ayları domain piyasaları için hareketli olması gereken aylardır. Çünkü esas tatil ayları olan haziran ve temmuz ayları bitmiş, bir çok kişi iş başına dönmüş, yatırımlar başlamış olur.

Bu bilgiler ışığında Ağustos ayı içerisinde açıklanan aşağıdaki satışlar daha anlamlı hale geliyor:

RX.com 1M USD

Message.com 195K USD (Sizce de çok ucuza satılmamış mı?)

BestDeals.com 105K USD

Skim.com 105K USD

Katie.com 100K USD

Sadece 6 hane ve üzeri rakamlar olan satışları yazdım. Aslında liste daha kabarık:)

Satış kalabalığı yanında, sektörde ilginç kelimeler’de oldu. Kariyerine Sedo’da başlayıp, Sex.com’un satışını gerçekleştiren daha sonra DomainAdvisors.com(Şimdiki Igloo.com) ile devam eden ve son 10 senedir Frank Schilling (Uniregistry.com) için çalışan Jeffrey Gabriel, Uniregistry’den ayrıldığını duyurdu. Kendisi ile çok uzun süredir tanışıklığımız ve dostluğumuz var. Sebebini sorduğumda, Çok uzun süredir Cayman Adaları’nda olduğunu ve artık bir değişim zamanı geldiğini, ek olarak ABD’de yaşayan aile ve dostlarını çok özlediğini söyledi. Sektörde kalacağını da ek olarak belirtti.

Bu sırada ben, broker olarak neredeyse her gün bir şekilde iletişim içerisinde olduğum girişimcilerin deneyimlerini neredeyse bire bir yaşıyorum. Yani bu sefer masanın diğer tarafındayım. Detaya girmeden önce söylemeliyim ki, çok önemli ve anlamlı bir deneyim yaşıyorum. Web sitesi yapım sürecinde, ilk elime ulaşan taslağı hiç beğenmedim 🙂 İş modellerimin tamamını, içeriklerini ve fiyatlarını belirledim. Marketing için görüşmelerimi tamamladım. Pek tabi, sürecin her aşamasında, masraflar nasıl kısılır diye 3 kere düşünüyorum 🙂 Eylül ayı sonlarına doğru açılış yapmayı ve açılış yaklaştıkça sizlere duyurmayı planlıyorum.

Herkese iyi hafta sonları dilerim.

DomainGag Hakkında

Merhabalar,

Bayram tatili, iş güç, yeni planlar derken bir süredir yazma fırsatı bulamadım. Bugünkü yazım kısa fakat yeni heyecanlı bir gelişme içermekte.

AlanAdlari.com’un kurucusu Okan Yıldırım ile, önümüzdeki haftadan itibaren, belirli aralıklarla DomainGag adında yeni bir program hazırlayacağız. Program, Türkiye ve Dünya’dan sektör haberleri, yeni gelişmeler, yatırım tavsiyeleri, satış ipucuları ve tartışmalar içeren eğlenceli bir formatta 10 ile 20 dakika arasında olacak ve bazen ikimiz bazen de konuklarımızla beraber ilerleyecek.

İlk çekimimizi bu ayın 18’inde yapıp, mümkün olan en kısa sürede yayınlamayı planlıyoruz. Gelişmeler oldukça blog’umdan bilgilendirme yapıyor olacağım.

Unutmadan, DomainGag.com’u da kayıt ettik 🙂

Domainlerinizi Kim Satmalı?

Merhabalar!

Domain piyasasını takip eden herkesin bildiği üzere, domain satmanın doğrudan temelde iki yolu var. Birincisi, direk olarak kendiniz pazarlık yaparak satmak, ikincisi ise, domain broker aracılığı ile satmak. Peki bunlardan hangisi tercih edilmeli?

Bu kararı vermek için kendinize sormanız gereken sorular var. Kaç domaininiz var? Domainleriniz hangi dilde (Türkçe, İngilizce vs.)? Domainler konusunda ne kadar bilgili ve tecrübelisiniz (Kendinize dürüst olun)? Full-time domain işi mi yapıyorsunuz, yoksa domain işi sizin hayatınızda ikinci veya üçüncü sırada mı? Bir çırpıda aklıma gelen sorular bunlar, daha fazlası da elbet vardır.

Eğer domain sayınız fazla ise, ister e-mail yoluyla ister kendinizin pazarlık yapabildiği şirketler aracılığı ile olsun, iş yükünüz çok fazla olabilir. Örnek olarak, 500-1000 civarında domaininiz olduğunu ve domain işinin sizin için ikincil veya üçüncül iş olduğunu düşünelim. Bu durumda her gün size 10-15 civarı teklif/istek gelmesi hayli olası. Bu istekleri incelemek, domainleri fiyatlamak, araştırmak, bazen alıcı ile gün içerisinde mesajlaşma/telefon trafiği derken, yanlış yapma ve bazı fırsatları kaçırmanıza sebep olabilir.

Eğer direkt olarak e-mail yolu ile teklifleri kabul ediyorsanız, güven sorunu, potansiyel ödeme sorunları, iletişim eksikliği gibi olumsuz durumlarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle Türkiye’de bu sorunlar çok daha fazla.

Bunların yanında kendi domainlerinizi direkt sizin satmanızın (özellikle e-mail ile direkt olarak) size getireceği maddi artılar (komisyon verilmeceğinden dolayı), pazarlık yapmayı öğrenme imkanı, tecrübe kazanma gibi avantajları da olabilir.

Eğer domain sayınız fazla, sektörle ilgili bilginiz nispeten az, pazarlık tecrübeniz kısıtlı ise, domain broker’ı kullanmak sizin için çok daha avantajlı olacaktır. Evet, brokerlık hizmeti almak ücretsiz değil fakat, broker’ın ulaşabileceği yatırımcı ve son kullanıcı sayısı, tecrübeli olması, sizin adınıza alıcıya ulaşıp, aramalar yapması, takip mailleri ve aramaları yapması, fiyatlama konusunda size yardımcı olması ve bir marka değeri tarfından temsil edildiğinizi göz ardı etmemeniz gerekmektedir.

Bu marka değerinin ve iş yükünün azaltılmasının değerini, domain sayısı fazla olan, sektörde oldukça tecrübeli, pazarlık yapmayı ve fiyatlamaya bilen bir çok yatırımcı, broker şirketlerini kullanarak tecrübe etmekte ve kullanmaktadır.

Pek tabi karar sizin. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

Domain Değerleme Araçları

Hem domain satın alırken hem de domain satarken yardımcı araç olarak en sık kullanılanlar arasında domain değerleme araçları geliyor. Estibot.com, Valuate.com, GoDaddy Appraisal, Mike Mann’in büyük çığırtkanlıkla çıkardığı ama şu an pek kullanılmayan AccurateAppraisals.com ilk etapta aklıma gelen değerleme araçları içinde. Bunların yanında, arama motorlarında “domain appraisal”, “domain valuation” vb. aramalar yaparsanız karşınıza değerleme araçları da çıkacaktır.

Piyasa’da en çok tanınmış, kendini kabul ettirmiş araç ise Estibot.com. Hem bu işte en eskilerden birisi olmaları, hem de diğer araçlara göre nispeten daha tutarlı sonuç vermeleri, devamlı yenilikçi yan ürünler çıkarmaları, onları bu duruma getiren en önemli etkenlerden.

Domain satın alırken satıcının Estibot değerini size bir kriter olarak belirttiğini, veya domain satarken sizin satıcı konumunda Estibot değerlerine değindiğiniz çok olur. Peki domain değerleme araçlarını domain satın alırken ve satarken ne kadar dikkate almalıyız?

Öncelikle bu değerlemelerin otomatik olduğunu, insan eli değmediğini unutmamak gerekiyor (AccurateAppraisals.com hariç), dolayısıyla domainler, çok kısıtlı verilere dayanarak ve açıklanan satışlar baz alınarak kiralanıyor. Markalaştırılma özelliği hiç dikkate alınmıyor ve benzer satış bilgileri sınırlı. Örnek olarak, benim elimdeki benzer satış bilgileri Estibot’dan daha fazla.

Bu gibi değerleme araçlarını kullanıyorsanız, en çok baz alınabilecek değerlemeler çoğunlukla 2 ama bazen 3 kelime, kesinlikle jenerik (markalaştırılabilir değil), kesinlikle İngilizce ve çoğunlukla .com domainlerini içeren değerlemelerdir. İnsan eli değmeyen hiç bir değerleme, markalaştırılabilir domainler, tek kelime jenerik domainleri, başka uzantılara sahip domainleri, İngilizce hariç dillerdeki layıkıyla değerleyemez.

Örnek vermek gerekirse, Kiwi.com’un satılmadan önceki Esbitot değerlemesi 150.000 USD civarı idi, 800.000 USD’ye sattım. Nokta Domains’te çalışırken UcakBileti.com’u 250.000 USD’ye satmıştık. Değerleme araçlarını değerlemesi bile çıkmıyordu.

3 harfli .com domainlerini değerlemek için kullanıyorsanız, elinizdeki domainin herhangi bir borsa kısaltması anlamına gelmediğinden, Çince’de özel bir anlama gelmediğinden emin olduktan sonra, fikir almak için kullanılabilir.

En son olarak, Estibot’dan başka bir araç kullanmanızı tavsiye etmem. Valuate.com, değerlemelerini Estibot’tan alıyor. GoDaddy Appraisal ise tam bir hayal kırıklığı maalesef.

Marka Tescilli Domain Nedir? Neden Marka Tescilli Domain Almamalısınız?

Merhabalar. Geçen hafta yazdığım yazıda okuyucularımın isteklerini dikkate alacağımı belirtmiştim. 3 farklı okuyucumdan marka tescilli domainlerle ilgili daha fazla bilgi ve bu domainlere yatırım yapılıp yapılmayacağıyla ilgili bir yazı isteği aldım.

Yatırım tavsiyesinden önce, marka tescilli domain’in ne olduğu ile başlayalım. Yatırım yapmayı düşündüğünüz, yaptığınız domainin içindeki bir veya birden fazla kelime, başka bir şirket’in tescilli marka kelimesi ise, bu domainlere marka tescilli domain diyebiliriz. Örnek olarak: TurkcellTLYukle.com, ToyotaAraba.com, GoogleKelimeSecici.com vb. Domainin içindeki kelimelerin bire bir o marka kelimesi ile aynı olmasına da gerek olmayabilir. Buna örnek olarak TurkselTLYukle.com’u gösterebiliriz.

Peki neden bunlara benzer domainler almamalısınız?

  • Bu domainler marka sahibi tarafından istendiği anda sizden geri alınır.
  • Ek olarak, kendinizi, aleyhinizde olacak hukuki bir sürecin içinde bulabilirsiniz ve bu süreçleri kendiniz ilerletemeyecek durumdaysanız, masraflarıyla da uğraşmanız gerekebilir.
  • Bu gibi domainlerin ticari hiç bir değeri yoktur. Bütün yaptığınız yıllık yenileme ücretini çöpe atmaktır.
  • Bu gibi domainlerden portföyünüzde çok barındırırsanız, piyasada adınız iyi olarak anılmaz.
  • Domain sektörü bilinçli olarak yatırım yapıldığında ve sabırlı olduğunda çok karlı bir sektördür. Bu gibi domainlere yatırım yapıp, kar yapmayı beklemek, sektöre olan inancınızı yok yere sarsar.

Ek olarak marka tescilleri sadece markaların isimlerini içermez. Örnek olarak Türkiye İş Bankası “Bankamatik” kelimesini ilk bulan, ilk kullanan ve tescilini uzun yıllar önce alan bir firmadır. Bu gibi, akıllara gelmeyen veya bilinmeyen tescilli kelimeler de olabilir.

Bunların dışında, jenerik kelimeler ile markaları karıştırmamak gerekir. Örnek olarak “Orkide” jenerik bir kelimedir. Bu domainin sahibi iseniz ve bu domainden Orkide Zeytin Yağları markasını kullanarak bir gelir elde etmiyorsanız, bu domaini hukuki yolla kaybetmeniz imkansızdır. Bu yaşanmış bir olaydır. “Everest” kelimesi jenerik bir kelime olup, hali hazırdaki marka hakları ihlal edilmediği sürece, her türlü iş ve yatırım için kullanılabilir.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. İstek ve önerileriniz için bana buradan ulaşabilirsiniz.

Herkese iyi haftalar dilerim.

Domain Fiyatları Neden Çok Değişken?

Eminim ki hem domain satın almak isteyenler hem de domain satmak isteyenlerin en çok merak ettiği konulardan birisi, domain fiyatlarının çok değişken olmasıdır.

Farklı domainlerin arasındaki fiyat farkının dışında kimi zaman aynı domainin farklı market place’lerdeki fiyatları bile farklılık gösterebiliyor. Hemen burada bu durumun olası sebeplerini açıklayalım:

  • Market place’ler çeşitli oranlarda (%10-%15-%20) komisyon alıyorlar. Bu komisyonlara daha sonraki yazılarımda değineceğim. Domain sahibi market place komisyonlarına göre fiyatlarını ayarlıyor olabilir.
  • Emlak piyasasında da karşımıza çıkabildiği gibi, bazı durumlarda domain sahibi, domaini özel bir anlaşma ile bir broker’a veya broker’lık şirketine satma yetkisi ile teslim eder. Bu anlaşmalarda domain sahibine sabit bir fiyat garantisi verilebilir. Örneğin domain sahibi broker’a “bu domain için benim cebime XXX fiyat girsin, gerisi senin” diye bilir ve bunun üzerine bir anlaşma imzalanabilir.
  • Domain iki farklı broker aracılığı ile satılıyor olabilir. Domain sahibi bir broker ile anlaşma imzalamıştır ve bu broker, bağlantılarının olduğu başka bir broker’ı kullanarak domain için müşteri bulmuştur. Dolayısıyla satış’a dahil olan her iki broker’ın da komisyon alma durumu oluşur.

Bu gibi durumlar dışında, çok benzer fakat farklı domainlerin çok farklı fiyatlara satılması/fiyatlanması gibi durumlar aşağıdaki sebeplerden kaynaklanabilir:

  • Domain sahibini çok aç gözlü olması, bir önceki yazımda belirttiğim gibi kısa ve kolay yoldan zengin olmak gibi bir amacının olması.
  • Yatırımcının domain değerlemeyi bilmiyor olması (Bu konuya daha sonraki yazılarımda değineceğim).
  • Domainler arasında benzerliğin çok fakat değerin bir o kadar farklı olması. Örneğin: Kitap.com ile KitapAl.com veya KitapOku.com arasındaki fark 2 veya 3 harf olabilir fakat değer farkı çok yüksektir. Bir de İngilizce örnek verelim: Bipolar.com ile Bipolars.com veya ChildCenter.com ile ChildsCenter.com veya FoodClub.com ile ClubFood.com domainlari arasındaki benzerlik çok fazla olduğu gibi fiyat farkı da çok fazladır.
  • Benzer domain sahibi iki farklı yatırımcıdan birisinin maddi durumunun acil olarak nakit girişi gerektirmesi.
  • Benzer domain sahibi iki farklı yatırımcının para kazanma modelinin değişik olması. Bir yatırımcı fazla domain alıp, çok beklemeden satmayı hedefleyip, kar oranının düşük tutarken, bir diğer yatırımcının daha özenli domain seçerek satış adetini düşük tutup, hacmini yüksek tutmayı hedeflemesi. Kar oranının düşük tutanlara örnek olarak HugeDomains.com’u, satış hacmini yüksek tutanlara örnek olarak Rick Schwartz’ı örnek gösterebiliriz.

Merak ettiğiniz, yazmamı istediğiniz konuları bana bildirirseniz elimden geldiğince o konulara da değinmeye çalışacağım.