Kısa Kısa

Herkese merhabalar.

Bir süredir yaz aylarının getirdiği rehavet ve yaşadığım bir takım değişimlerden dolayı yazı yazamadım. Kariyerimde bir takım önemli değişiklikler oluyor ve bu gelişmeleri sizinle de paylaşmak istedim.

1- Artık Uniregistry’de çalışmıyorum. Gerekli sosyal medya güncellemelerini yakında yapacağım. Kendilerine yaklaşık 4 yıl boyunca bana yaşattıkları güzel deneyim için teşekkür ediyorum, ama her şeyin bir sonu var 🙂

2- Eylül ayının sonuna kadar, hep hayalini kurduğum kendi girişimime başlamayı planlıyorum. Tam olarak netleşmeden tüm detayları vermek istemiyorum, fakat belirli olanlar şu şekilde:

  • Proje İngilizce öncelikli fakat hem İngilizce hem de Türkçe dil ile yayına çıkacağız. Dolayısıyla hem yurt içi hem de yurt dışı hizmet vermeyi planlıyoruz.
  • Proje, satıcılardan ziyade yatırımcılar ve alım yapmak isteyenler için hizmet odaklı.
  • Pojene’nin ismi belirlendi, web sitesi ve diğer tüm hazırlıklarına başlandı.

3- Bu bir kaç aylık sürede, brokerlık hizmetine, devamlı domain satın alan ve benimle çalışmaya devam etmek isteyen müşterimle devam ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir adet satışı bitirdik.

4- DomainGag ‘in geçici bir heves olmaması için Okan Yıldırım ile elimizden geleni yapıyoruz. Bu süreçte kanalımıza abone olmanız bizler için çok önemli. İkinci çekimi bu hafta bitmeden yapıp, önümüzdeki hafta yayına alacağız.

5- Uzun süredir bu kadar boş zamanım olmadığı için, elimden geldiğince yaz aylarının keyfini çıkarıyorum, spor sıklığını iyice arttırdım. Biraz da kendimize yatırım yapalım, değil mi:)

En kısa sürede hem domain sektörü ile ilgili hem de yukarıda belirttiğim projelerle ilgili yazılarım devam edecek. O zamana kadar kendinize iyi bakın.

DomainGag Hakkında

Merhabalar,

Bayram tatili, iş güç, yeni planlar derken bir süredir yazma fırsatı bulamadım. Bugünkü yazım kısa fakat yeni heyecanlı bir gelişme içermekte.

AlanAdlari.com’un kurucusu Okan Yıldırım ile, önümüzdeki haftadan itibaren, belirli aralıklarla DomainGag adında yeni bir program hazırlayacağız. Program, Türkiye ve Dünya’dan sektör haberleri, yeni gelişmeler, yatırım tavsiyeleri, satış ipucuları ve tartışmalar içeren eğlenceli bir formatta 10 ile 20 dakika arasında olacak ve bazen ikimiz bazen de konuklarımızla beraber ilerleyecek.

İlk çekimimizi bu ayın 18’inde yapıp, mümkün olan en kısa sürede yayınlamayı planlıyoruz. Gelişmeler oldukça blog’umdan bilgilendirme yapıyor olacağım.

Unutmadan, DomainGag.com’u da kayıt ettik 🙂

Türk Alıcı ve Satıcılarla Olan Tecrübelerim

Merhabalar,

Bir süredir yoğunluktan dolayı yazı yazamadım. Bu yazımda değinmek istediğim konu, başlıktan’da anlaşılacağı üzere domain alırken, satarken ve çoğunlukla aracılık yaparken karşılaştığım Türk müşterilerle ilgili olacak.

NoktaDomains ve özellikle Uniregistry’de, işimin doğallığından kaynaklı, çoğunluğu alıcı kısmında olmak üzere bir çok Türk müşteri ile çalıştım ve çalışıyorum. Sizinde tahmin ettiğiniz fakat bu yazımda belirtmek istediğim gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle satıcı bölümünden başlayalım:

  • Ülkemizde domain yatırımcılığını full time olarak yapan kişi sayısı iki elin parmağından az.
  • Bu işi full time yapanların en önemli özelliği, Türkçe kaliteli domainlerinin yanında, İngilizce ve başka dillerde de domain sahibi olmaları.
  • Full time domain işi yapanların hepsi hem Türkiye hem de Dünya’daki marketplace’lere hakim ve buraları aktif olarak kullanıyor.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların büyük bir bölümü, iki kelime jenerik .com Türkçe domainlere, markalaştırılabilir tek kelime domainlere ve likit domainlere yatırım yapıyor gibi gözüküyor. Bunların yanında, .net ve .co uzantılarana da bir ilgi var.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların kayda değer bir bölümünün özellikle yurt dışındaki marketplace’ler konusunda eksiklikleri var ve çekimserler.
  • Yarı zamanlı’ların küçük bir bölümü ve hobi olarak yapanların büyük bir bölümü domain işini “kolay para kazanma” şansı olarak görüyor. Bu durum, zaten zayıf olan piyasa ve bilgisi çok az olan alıcıları çok olumsuz yönde etkiliyerek kararlarının bile değişmesine yol açabiliyor.

Şimdi de asıl değinmek istediğim alıcılar bölümünde:

  • Maalesef alıcıların bir çoğu, satıcıların kendilerini kazıklamaya çalıştığını düşünüyor. Bir önce yazdığım gözlemim ile burası maalesef, bire bir uyuşuyor.
  • Bunun yanında, alıcıların çok büyük bir çoğunluğu en premium domainin 100, 200, 1000 USD gibi rakamlar ettiğini düşünüyor, bunu savunuyor ve satıcıya sert çıkışlar yapabiliyor. Murat 124 bütçesi ile, Porche galerisine gidip, orada eldeki bütçenin hayli yeterli olduğunu savunmak gibi 🙂
  • Dünya’nın bir çok ülkesinden domain almak isteyen müşterim oldu fakat, saygısızlık konusunda maalesef yurttaşlarımın rakibi çok az.
  • En küçük işletmesinden en büyük holdingine, domainlerin değeri maalesef anlaşılamamış durumda, bunu anlatamamakta maalesef bizlerin hatası çok büyük.
  • Yine özellikle ülkemizde, domain alma tecrübesi çok az olduğu için, ilk fiyatı gördükten sonra teklif bile yapmadan karar değiştiriliyor. Halbüki, domain sektörünün en büyük güzelliklerinden biri de pazarlıktır 🙂

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Marka Tescilli Domain Nedir? Neden Marka Tescilli Domain Almamalısınız?

Merhabalar. Geçen hafta yazdığım yazıda okuyucularımın isteklerini dikkate alacağımı belirtmiştim. 3 farklı okuyucumdan marka tescilli domainlerle ilgili daha fazla bilgi ve bu domainlere yatırım yapılıp yapılmayacağıyla ilgili bir yazı isteği aldım.

Yatırım tavsiyesinden önce, marka tescilli domain’in ne olduğu ile başlayalım. Yatırım yapmayı düşündüğünüz, yaptığınız domainin içindeki bir veya birden fazla kelime, başka bir şirket’in tescilli marka kelimesi ise, bu domainlere marka tescilli domain diyebiliriz. Örnek olarak: TurkcellTLYukle.com, ToyotaAraba.com, GoogleKelimeSecici.com vb. Domainin içindeki kelimelerin bire bir o marka kelimesi ile aynı olmasına da gerek olmayabilir. Buna örnek olarak TurkselTLYukle.com’u gösterebiliriz.

Peki neden bunlara benzer domainler almamalısınız?

  • Bu domainler marka sahibi tarafından istendiği anda sizden geri alınır.
  • Ek olarak, kendinizi, aleyhinizde olacak hukuki bir sürecin içinde bulabilirsiniz ve bu süreçleri kendiniz ilerletemeyecek durumdaysanız, masraflarıyla da uğraşmanız gerekebilir.
  • Bu gibi domainlerin ticari hiç bir değeri yoktur. Bütün yaptığınız yıllık yenileme ücretini çöpe atmaktır.
  • Bu gibi domainlerden portföyünüzde çok barındırırsanız, piyasada adınız iyi olarak anılmaz.
  • Domain sektörü bilinçli olarak yatırım yapıldığında ve sabırlı olduğunda çok karlı bir sektördür. Bu gibi domainlere yatırım yapıp, kar yapmayı beklemek, sektöre olan inancınızı yok yere sarsar.

Ek olarak marka tescilleri sadece markaların isimlerini içermez. Örnek olarak Türkiye İş Bankası “Bankamatik” kelimesini ilk bulan, ilk kullanan ve tescilini uzun yıllar önce alan bir firmadır. Bu gibi, akıllara gelmeyen veya bilinmeyen tescilli kelimeler de olabilir.

Bunların dışında, jenerik kelimeler ile markaları karıştırmamak gerekir. Örnek olarak “Orkide” jenerik bir kelimedir. Bu domainin sahibi iseniz ve bu domainden Orkide Zeytin Yağları markasını kullanarak bir gelir elde etmiyorsanız, bu domaini hukuki yolla kaybetmeniz imkansızdır. Bu yaşanmış bir olaydır. “Everest” kelimesi jenerik bir kelime olup, hali hazırdaki marka hakları ihlal edilmediği sürece, her türlü iş ve yatırım için kullanılabilir.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle. İstek ve önerileriniz için bana buradan ulaşabilirsiniz.

Herkese iyi haftalar dilerim.