Türk Alıcı ve Satıcılarla Olan Tecrübelerim

Merhabalar,

Bir süredir yoğunluktan dolayı yazı yazamadım. Bu yazımda değinmek istediğim konu, başlıktan’da anlaşılacağı üzere domain alırken, satarken ve çoğunlukla aracılık yaparken karşılaştığım Türk müşterilerle ilgili olacak.

NoktaDomains ve özellikle Uniregistry’de, işimin doğallığından kaynaklı, çoğunluğu alıcı kısmında olmak üzere bir çok Türk müşteri ile çalıştım ve çalışıyorum. Sizinde tahmin ettiğiniz fakat bu yazımda belirtmek istediğim gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle satıcı bölümünden başlayalım:

  • Ülkemizde domain yatırımcılığını full time olarak yapan kişi sayısı iki elin parmağından az.
  • Bu işi full time yapanların en önemli özelliği, Türkçe kaliteli domainlerinin yanında, İngilizce ve başka dillerde de domain sahibi olmaları.
  • Full time domain işi yapanların hepsi hem Türkiye hem de Dünya’daki marketplace’lere hakim ve buraları aktif olarak kullanıyor.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların büyük bir bölümü, iki kelime jenerik .com Türkçe domainlere, markalaştırılabilir tek kelime domainlere ve likit domainlere yatırım yapıyor gibi gözüküyor. Bunların yanında, .net ve .co uzantılarana da bir ilgi var.
  • Yarı zamanlı olarak domain işi yapanların kayda değer bir bölümünün özellikle yurt dışındaki marketplace’ler konusunda eksiklikleri var ve çekimserler.
  • Yarı zamanlı’ların küçük bir bölümü ve hobi olarak yapanların büyük bir bölümü domain işini “kolay para kazanma” şansı olarak görüyor. Bu durum, zaten zayıf olan piyasa ve bilgisi çok az olan alıcıları çok olumsuz yönde etkiliyerek kararlarının bile değişmesine yol açabiliyor.

Şimdi de asıl değinmek istediğim alıcılar bölümünde:

  • Maalesef alıcıların bir çoğu, satıcıların kendilerini kazıklamaya çalıştığını düşünüyor. Bir önce yazdığım gözlemim ile burası maalesef, bire bir uyuşuyor.
  • Bunun yanında, alıcıların çok büyük bir çoğunluğu en premium domainin 100, 200, 1000 USD gibi rakamlar ettiğini düşünüyor, bunu savunuyor ve satıcıya sert çıkışlar yapabiliyor. Murat 124 bütçesi ile, Porche galerisine gidip, orada eldeki bütçenin hayli yeterli olduğunu savunmak gibi 🙂
  • Dünya’nın bir çok ülkesinden domain almak isteyen müşterim oldu fakat, saygısızlık konusunda maalesef yurttaşlarımın rakibi çok az.
  • En küçük işletmesinden en büyük holdingine, domainlerin değeri maalesef anlaşılamamış durumda, bunu anlatamamakta maalesef bizlerin hatası çok büyük.
  • Yine özellikle ülkemizde, domain alma tecrübesi çok az olduğu için, ilk fiyatı gördükten sonra teklif bile yapmadan karar değiştiriliyor. Halbüki, domain sektörünün en büyük güzelliklerinden biri de pazarlıktır 🙂

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.